1947 temmuzunda, New-Mexico yakınlarındaki Roswell kasabasına bir U.F.O düştü. Bu ve benzeri başka birçok U.F.O olayının ardından, Amerikan halkı semalarında dolaşan, açıklanamayan bu cisimlerin ne olduğunu öğrenmek istedi. Ancak,

Amerikan hükümeti bu sorulara cevap vermek yerine ulusal güvenlik kanununu çıkarttı. İçeriğinde ise, Amerikan hükümetinin gerekmedikçe halka bilgi vermeyebileceği yazıyordu. Ancak, yakın temaslara dair olaylar devam etti. Acaba bunların arkasında bir mesaj mı vardı? 19 Temmuz 1952 yılında, başkent Washington semalarında Andrews hava üssündeki hava trafik kontrolörleri radar ekranlarında tanımlanamayan  bazı cisimler yakaladı, müdahale etmeleri için hemen jetler havalandı, ancak oraya vardıklarında cisimler yok olmuşlardı. Dünyadaki bütün haber bültenleri bu olayı yayınladı ve aynı olay iki hafta sonra üstüste yaşandı ve bunu birçok insan gördü, Washington'un tam üstünden uçuyorlardı.

Beyaz Sarayın ve senato binasının üzerinde birçok U.F.O. görüldü, bence bu sembolik bir biçimde ilişki kurma çabasıydı aslında. Ancak, Amerikan hükümeti bu mesajı algılayamamıştı. Daha sonraki zamanlarda, bu gizemli cisimlerin görülmesinin ardından hükümet herhangi bir uzaylı bağlantısının varlığını kabul etmedi. Amerikan hava kuvvetleri, 1952 yılında bu cisimler ve temas olaylarını araştırmak üzere Mavi Kitap projesini başlattı, belki de bu hükümetin gerçeğin üstünü örtme çabasının bir parçası idi. Bu olayların çok açık bir biçimde yaşanması, olağanüstü bir durumdur. Ortada fiziksel bir gerçeklilik var. Dünya üzerindeki bazı devletler uzaylıların gerçek olduğunu biliyorlar , o zaman bu bilginin üzerini örtmek için neden uğraşıyorlar? Bu alışılmışın dışındaki uzay araçlarının ulusal güvenliklerine karşı potansiyel bir tehdit unsuru taşıdığını biliyorlardır. Amerikan Hükümeti'nin, U.F.O.'lar hakkında kaleme almış olduğu birçok rapor mevcuttur. Bunların çoğu dramatik U.F.O. olaylarının gerçek olduğunu gösterir. Ancak nedense  raporların vardıkları sonuçlar, bu cisimlerin sahte yanılsama ya da doğal fenomenler olduklarıdır.

Son dönemlerde gerçeğin sadece kimlikleri gizli tutulan küçük bir azınlık tarafından bilindiği ve toplumdan saklandığı düşüncesi oldukça yaygındır. Uzaydan gelen varlıklar, dünyayı  ziyaret etti, ancak bu bilginin başkaları ile paylaşılmasına nedense izin verilmiyor. Amerikan hükümetinin uzaylılarla teması inkar ediyor olması halkı bir türlü ikna edememişti ve 1969 yılında hava kuvvetleri bir gün içerisinde Mavi Kitap projesini sonlandırdı. Belki de yetkililer, üstüste bildirilen bu U.F.O. olayları hakkında söylediklerinden daha fazlasını  biliyorlardı. Hava üssündeki bilimsel danışmanlardan biri ise önemli sayılabilecek vakaların hiç takip edilmediğini görmüştü ve çok şaşırmıştı. Belli ki, olayların üstü bir şekilde örtülmeye çalışılıyordu. Ancak  bazı araştırmacılara göre, Amerikan devleti ve dünyadaki başka devletler artık sayıları onbinleri bulan uzaylılarla temas olaylarını gizlice araştırmaya devam etmişlerdi. Acaba uzaylılarla belgelenmiş temasların üzeri yüzlerce ya da binlerce yıldır örtülmüş olabilir miydi? Eski Mısırda firavunlar, kusursuz insanlar olarak bilinirdi. Herkesten daha üstün yaşayan Tanrılar olarak tapınılırlardı, ancak firavun Akhenaton binlerce yıldır devam eden dini hiyerarşiyi tahta çıktığı dönem değiştirdi. Efsanede anlatıldığına göre, Akineton yıldızlardan inmişti ve tahta çıkar çıkmaz da çok tanrıya tapınmayı yasakladı. Eski tanrıların yerine de yakın ilişkide olduğu, onu doğurduğu sanılan tek bir güneş tanrısı Atel'i yerleştirdi.

Akhenaton, tanrılarla teması olduğunu söylemiştir ve aynı şekilde bütün anıtlarında kendi görüşünü tanrılaştırmıştır. Tipolojisi çok gariptir. O dönemde yapılan bütün heykellerde kafalar uzundur, yüzler çok tuhaftır, bacaklar ise tavuk bacağı gibidir. Akhenaton'un hüküm sürdüğü dönem bize uzaylılarla temas kurulduğunu düşündürüyor. Güneş Tanrısı Atel, bazı antik astronot kuramcılığının düşündüğü gibi, dünyayı ziyaret eden bir uzaylı mıydı? Belki de, bazı firavunların soyunun uzaydan gelmiş olmaları mümkündür. Mısır toplumunun üzerinde, yukarından aldıkları mesajlar sayesinde kalıcı etkiler bırakmış olabilirler. Akhenaton'un yarı insan yarı uzaylı olduğunu öne süren başka tuhaf olaylar da vardı. Ölümünden sonra Güneş tanrısı için kurduğu muhteşem şehir yıkıldı, heykelleri parçalandı, bazılarının da yüzü çıkartıldı. Firavuna mesajlar gönderdiğine  inandıkları güneş tanrısı Atel kayıtlardan bütünüyle silindi.

Yani, firavunun uzaylı varlıklarla olan ilişkisinin üstünün örtüldüğü bin yıllık bir dönemin başlangıcı olduğu çok açık. Duvarlarda bütün firavunlar şan ve  şerefleriyle resmedilmişlerdir, ancak nedendir bilinmez Akineton'a ait ne varsa silinmiştir, bir şekilde saklanmaya çalışılmış. Dünyadaki yönetici seçkinler, bence uzaylı varlıklarla iletişimlerini sürdürmekteler ve bu olay bir gün açığa çıkacak, işte o zaman çok şey değişecek, bundan hiç şüphem yok.

Yazılarım
SONSÖZ GAZETESİ ulusal,
Quality of Magazine dergisi ulusal,
Ankara life dergisi yerel,
Capitol Brave dergisi ulusal,
Bodrum Aktüel dergisi yerel
yayınlanmaktadır.

vuslat-01a

Kozmik Sırlar
Vuslat Olcaydu

Astroloji ve numeroloji hayatın önemli bir parçası. Uzun yıllardır yaptığım araştırmalar ve deneylerde bu iki olgu tüm gerçekliliğiyle varlığını göstermekte.

Çeşitli insanların ve bazı ülkelerin oluşum haritalarını incelediğimde , astroloji ve numeroloji ne kadar etkin olduğunu bir kere daha ispatlamış oluyor. Evrendeki tüm enerjiler birbirine bağlı ve uyum içerisinde kesinlikle yalnız değiliz. Başka sistemlerde gelişmiş teknolojiler ve üst seviye yaşam formları mevcut. İnsanların asıl hedefinin bu gezegene nereden ve nasıl geldik? Daha sonra nereye gidiyoruz sorularının cevabını bulmaya çalışmak olmalı.

Birgün herşey değişecek.

Hiç şüphe yok.

Vuslat Olcaydu

 

E-Bülten

Yeni yazılarımızı takip etmek için e-bültenimize kayıt olun.