Strict Standards: Only variables should be assigned by reference in /home/u7071740/kozmiksirlar.com/plugins/system/bigshotgoogleanalytics/bigshotgoogleanalytics.php on line 29
UFO Kontrol ve Değişimler - Vuslat Olcaydu - Kozmik Sırlar - Astrolji

Endonezya Cumhuriyeti, Güneydoğu Asya. 17.000 adadan oluşan bu bölgede 129 aktif volkan bulunuyor. Burada 1815 yılında Tambora volkanı, muazzam bir ateş, duman ve kül püskürterek patladı.

Atmosfere yayılan madde miktarının 120.000 ton küp olduğu tahmin ediliyor. Bu yazılı tarihin bilinen en büyük volkan patlamasıydı, 71.000 kişi hayatını kaybetti. 1816 yılı hiç yaz yaşanmadan geçti, nedeni ise atmosfere karışan çok fazla kül ve gaz. Bu durum dünyadaki ortalama sıcaklıkları oldukça düşürdü. Volkanik patlamalar tarih boyunca milyonlarca insanı öldürmüştür. Yerli dini geleneklere göre, volkanlar kutsal kabul edilir. Tambora dağı patlaması ise Tanrıların işi olarak görüldü.

Aslında Endonezya’nın en tehlikeli volkanı Melapi dağıdır. Nedeni ise burası Java mistisizmin dünyanın merkezi kabul ettiği yer, daha da önemlisi bu haşmetli volkan Borabudur denilen gizemli Budist tapınağına 50 km mesafede. Burası çok ilginç bir mekan, nedeni ise bu dağ evrenin merkezi olarak kabul edilir. Böyle yerler daima, mitolojiyle, Tanrıların inişi çıkışıyla 9. yüzyılda inşa edilen bu tapınak, piramit şeklinde yapıldı ve üzerindeki geniş kubbede 72 Buda heykeli bulunmakta. Heykeller, Stuba denilen çan şeklinde bir yapının üzerine oturtulmuş. Acaba bu tapınaklar ve Stupalar başka dünyalardan varlıkların ve uzak bir geçmişte Melapi dağına gelen uzay gemisinin onuruna mı yapılmıştı? Borabudur mistik bir yer, sadece uzak geçmişte bu bölgede olmuş, önemli bir şeyin onuruna yapılmış olduğunu düşünebiliriz. Bu tapınaktaki her Stupa, aslında uzaya ulaşan Tanrıların uzay araçlarını temsil ediyor. Bu çok özel bir tapınak, düz tepeli bir piramit gibi yapılmış ancak daha sonra piramidin üzerine sanki konmuş gibi bir araç ilişmiş, bu kadar özel bir şey yapmalarının sebebi, belki de orada düzenli olarak yaşanmış bir şeyi görsel olarak ta ifade etmek istediler. Endonezya'da yaşayan insanlar, Melapi dağının içinde Tanrıların yaşadığı bir şehir olduğuna inanıyorlar. Volkanların içine girip çıkan volkan Tanrılarıyla ilgili atalarımızın hayal gücünden bir kesit mi görüyoruz? Yoksa bu öykülerin ardında başka bir gerçek mi var?

Bence, burada ruhani bir olay yaşanmıyordu. Bunlar gökyüzünden bildiğimiz uzay gemileriyle inen uzaylılardan başkası değildi. Dünya dışı varlıklar, acaba neden volkanlarla bu kadar yakından ilgileniyor? Belki de volkanların patlamasını tetikleyecek güçleri vardır. Havaide, Pasifik okyanusunun tam ortasında Kilovea dağı yer alıyor. 1983 yılından beri srekli lav püskürten dağ, dünyanın en aktif volkanı. Eski Havai efsanelerine göre volkan Pele'nin, yani yıldırım, yani ateş tanrıçasının evi. Bu kocaman adadaki volkanda, kraterin içinde yaşar. Burası kocaman bir yer. İnsan burada güçlü bir Tanrıça yaşayabilir diyor. Bulutlardaki bir yerden gelmiş, gökyüzünden. Esrarengiz, hangi boyuttan geldiği belirsiz. Bence Pele efsanesinin kökeni, dünya dışı varlıklara dayanıyor. Bu tıpkı Amerikan ordusunun Kolerado Sprinskte'ki Çayen dağını oyup, içine gizli ve girilmesi hiçbir şekilde mümkün olmayan, askeri üs kurulması gibi bir şey bu. Antik çağda Tanrılar ya da uzaylılar, aynı şeyi Volkanlara yapmışlar. Buraları üs olarak kullanmışlar. İnsanlar tarafından keşfedilme tehlikesi ortaya çıktığında yakınlarında evler, şehirler kurulduğunda, uzaylılar volkanları faaliyete geçirmiş olabilirler. Ben buna neden olmasın ki diyorum. Bu volkan Tanrılarına dair hikayelerin ardında bence uzaylılar var. Nedeni ise dünyanın her yerinde atalarımız doğaya tapmışlar. Gök gürültüsü Tanrısı var, yağmur tanrısı var, hatta volkan Tanrısı bile var. Ancak doğaya tapmakla, başka bir şeye tapmak arasında ince bir çizgi var. Bu da dünyamızı başka bir gezegen sisteminden gelen uzay yolcularıydı. Acaba dünyanın en aktif Volkanları dünya dışı kuvvetlerin evleri miydi? Dünyanın en kuru ve öldürücü yerlerinden birinde bazı bulgular var. Sahra çölü, kuzey Afrika'da 5.600.000 kilometrekarelik alanı kaplıyor. Dünyanın en sıcak ve en ilginç yerlerinden bir tanesi. Bir yılda düşen yağmur, sadece 1.5 cm olduğundan insanlar bu korkunç ortama uyum sağlayabilmek için zorlu bir savaş vermiş, ya da ölmüşlerdir.

Acaba gezegenimizdeki bu kadar korkunç ve ıssız alanı ne meydana getirdi? Cezayir Sahrasında TAHSİLNACİA bölgesinde mağara resimleri bulundu. Bunlar milattan önce 8.000 yıllıktı. Resimler, buranın bir zamanlar bereketli, hayat dolu bir yer olduğunu gösteriyordu, ancak sonra ne olmuştu? Burası bir zamanlar, şu an sadece Orta Afrika'da bulunan zürafalarla, antiloplarla ve diğer hayvanlarla doluymuş. Daha da önemlisi arkeologların uzaylılar ve Marslılar diye tanımladıkları ilginç resimler var. Bunların tuhaf başlıkları ve giysileri bulunmakta. Kesinlikle uzay yolcularına benziyorlar. Tasili bölgesindeki efsanelere göre, burayı iklim değişikliğinin yaşanmaya başladığı sırada ziyaret etmişler, belki de uzaylıların, böyle bir zamanda buraya gelmelerinin nedeni, yerli halkın, yeni bir yerleşim bölgesine göç etmesine yardım etmeye çalışmak olabilir. Binlerce yıl öncesinde buraya geldiler, yerli halkı çok büyük bir göçe tetikleyecek kadar muazzam bir iklim değişikliği konusunda uyardılar ve yardım ettiler. Bu iddiaya dair bulgular Batı Afrika'da yaşayan Dogon kabilesinin sözel efsanelerinde var. Dogonlar, daha bol su olan bir bölgeye uzaylı balık Tanrı Nomo tarafından getirildiler ve bu sayede koskoca Sahra'yı geçebildiler. Nomo'ları uçarken ve bir araçtan inerken anlatıyorlar. Araç ufoya benziyor, kocaman dönen bir daire. Dünyaya indiği an çok gürültü ve rüzgar oluşuyor, içinden de Nomo'lar çıkıyor. Dogonlar bugün bile Nomo'ların yani Sirius yıldız sisteminden gelmiş, balığa benzeyen Tanrıların çocukları olduğuna inanırlar. Şimdi bir düşünelim, Dogon kabilesi oturuyor, Sirius yıldız sistemini görüyor. Ziyaretçilerin buraya geldiklerinden eminler. Kendilerine bir yıldız sistemi anlatılıyor, ikili bir sistem ve biz bunu yıllar sonra öğreniyoruz. Bu insanlar bunu nasıl bildiler? Dogonlar, bir şekilde insan olmayan akıllı bir varlıkla temas içerisinde olduğu bilgisini her zaman taşımışlardır. Bence onlar çok şey biliyor, Sahra çölünde bulunan TAHSİLNACİA bölgesinde yaşamış insanların soyundan geliyor olabilirler. Buradaki mağara resimleri ve Dogon kabilesinin efsaneleri, uzak geçmişte yaşanmış bir uzaylı ziyaretinin kanıtlarını oluşturuyor.

 

Yazılar Capital BRAVE ve Bodrum Aktüel dergisinde yayınlanmaktadır.

vuslat-01a

Kozmik Sırlar
Vuslat Olcaydu

Astroloji ve numeroloji hayatın önemli bir parçası. Uzun yıllardır yaptığım araştırmalar ve deneylerde bu iki olgu tüm gerçekliliğiyle varlığını göstermekte.

Çeşitli insanların ve bazı ülkelerin oluşum haritalarını incelediğimde , astroloji ve numeroloji ne kadar etkin olduğunu bir kere daha ispatlamış oluyor. Evrendeki tüm enerjiler birbirine bağlı ve uyum içerisinde kesinlikle yalnız değiliz. Başka sistemlerde gelişmiş teknolojiler ve üst seviye yaşam formları mevcut. İnsanların asıl hedefinin bu gezegene nereden ve nasıl geldik? Daha sonra nereye gidiyoruz sorularının cevabını bulmaya çalışmak olmalı.

Birgün herşey değişecek.

Hiç şüphe yok.

Vuslat Olcaydu

 

E-Bülten

Yeni yazılarımızı takip etmek için e-bültenimize kayıt olun.