Strict Standards: Only variables should be assigned by reference in /home/u7071740/kozmiksirlar.com/plugins/system/bigshotgoogleanalytics/bigshotgoogleanalytics.php on line 29
Yabancı D.N.A. Mars - Vuslat Olcaydu - Kozmik Sırlar - Astrolji

Yabancı bir ırk, geçmişte dünyaya gelmiş ve insanlarla birleşmişlerse bu birleşmenin fiziki kanıtları nerede? Araştırmacılar, çeşitli kıtalarda bulunan sayısız uzun insansı kafataslarına işaret ediyor.

Bilim araştırmaları bu kafataslarının bambaşka bir türe ait olduğunu öne sürüyor, yarı insan yarı uzaylı bir türe. Peru'nun sahil kesiminde bulunan piramitlerin çevresinde görülen ve ne oldukları uzun süre anlaşılamayan uzun kafatasları, araştırmacılar tarafından detaylıca incelendikten sonra yarı insan yarı yabancı bir ırka ait olduğu anlaşıldı. Son zamanlarda Peru'da yapılan bazı D.N.A. testleri bu insanların dünya dışı varlıklarla karıştıklarını gösteriyor.

mars 01

Geçtiğimiz yıl 2013'te Güney Amerika'lı arkeologlar yabancı bir ırka ait olduğunu sandıkları en az 1000 yıllık bir kafatası buldular. Oysaki, bu uzun kafatasları uzun yıllardır bütün dünyada görülen bir fenomendir. Orta Amerika'da, Güney Amerika'da ve son olarak ta Mısır'da bulundular. Tahminlerimize göre, çok önceleri bu yabancıların beyinleri normal insan beyninden de uzun olduğu için, kafatasları da uzundu. Dünyanın her yerinde bulunmaları bizi düşündürüyor. Acaba bunlar, kayıp bir uygarlığa mı aitler? Yoksa, çeşitli kültürleri ziyaret edip benzer etki bırakan uzaylı bir ırka mı ait? Alın kısımları oldukça uzun, ayrıca göz yuvaları normal bir insanınkinden çok daha geniş. Bu uzun kafatasları, belki de bir zamanlar eski insanların Tanrı kabul ettikleri bambaşka bir  varolduğunu gösteren bulgulardır. Kültürler arası bir şey bu, özellikle eski Mısır'da çok kısa bir süre, Akineton döneminde var. Peru'da yapılan kazılarda, bu tuhaf kafataslarının çıktığı görülüyor. Bu kafatasları olması gerekenden çok daha büyük. Tanrıların, aslında bu uzun kafataslarıyla bir şekilde ilişkide oldukları çok açık anlaşılıyor ve bu da araştırılması gereken önemli bir konu. Bazılarının, 4000 yıllık olduğu tahmin edilen bu kafatasları, acaba gerçekten de uzak geçmişte yabancı bir ırkın varlığını gösteren kanıtlar mı? Eğer öyleyse, bu insan ve uzaylı uygarlıklarının birbirlerine karıştıklarını gösteren bir bulgu olabilir mi? Daha fazla kanıtsa, belki de dünyamızda değil de yakınımızdaki bir gezegenin yüzeyinde olabilir. 31 Temmuz 2008 yılında, Nasa'nın Feelings aracı Mars'ın yüzetine başarıyla iniş yaptı. Mikrobik hayata dair bulgular arayan robot uzay aracı, toprağın altında bol miktarda donmuş su izi buldu. Hayat için  olmazsa olmaz elementin bulunmuş olması Mars'ın uzak geçmişte yabancı yaşam formlarının yurdu olabileceğine dair spekülasyonlara yol açtı. Güneş sistemimizde, uzaylı türler için bulgu aramaya başladığımızda karşımıza çıkan olgu her zaman MARS'tır. Güneş sistemimizdeki iki gezegeni örnek alacak olursak, birinde kesinlikle hayat var, çünki biz buradayız ama hayat Marsta da başlamış olabilir. Belki de, buranın yanlış bir yer olduğu,pek doğru bir yer olmadığı ortaya çıkmış, hayat sürmemiş ve evrenin başka bir yerinde yaşanabilineceğine dair umutlara yol açmış ta olabilir.

mars 02

MARS'ın bilincimizde özel bir yeri var. Eski Yunanlıların dönemine kadar gider bu. 19. yüzyılın sonuna yaklaştığımızda, astronomi daha güvenilir hale geldiğinde, güçlü teleskoplarla baktığımızda daha da önemli hale gelir, örneğin Mars gezegeninde, kanal denilen oluklara rastlandı. İnsanlar, belki de çok uzun yıllar önce yaşamış bir uygarlığın bu kanalları ulaşım için ya da başka nedenlerle açtığını ama sonra kıyamet gibi bir şey yaşandığını düşünmeye başladılar Mars'ta  yaşam olanağı kalmayınca kaçtıklarını ve başka bir yere gittiklerini düşündüler. Mars'ın bir zamanlar, dünya gibi doğurgan bir gezegen olması mümkün. Eğer öyleyse bizim GRİ uzaylılar dediğimiz bir uygarlığın yurdu da olmuş olabilir. Bütün mitolojiler, Mars gezegenini savaşla özdeşleştirirler bu nedenle onbinlerce ya da yüzbinlerce yıl öncesinde Mars'ta bir uygarlık olabileceği gerçeğini dışlayamayız ancak bu uygarlık kendini herhangi bir nedenle yok etmiş, bu olaydan sağ çıkanlarsa, dünyaya kaçmayı başarmışlar. Atalarımız Mars'ta hayat olduğuna eminlerdi. Mars, daima dünyanın kozmik ikizi olarak görülmüştür. Sanki D.N.A.larımızda varolan bir şey bize Mars'a gitmemiz gerektiğini söylüyor. Sanki bir zamanlar, bağlantımız varmış ve eğer Mars'a gidersek, bu bağlantının ne olduğuna dair izleri bulma olasılığımız yüksekmiş gibi. Geçmişte veya yakın zamanda, insan olmayan hayatla yaptığımız bütün temaslarda, aslında insansı yaratıklar görüyoruz. Bu türün, aslında Mars bazlı olduğunu bulmak sanıyorum en büyük beklentilerimizden biri. Mars'ta eğer bir tür yaşıyorsa, şu anda yer altındadır. Grilerin Mars'ı işgal etmiş oldukları fikri ilginçtir. Gezegenimizde yer altında bazı faaliyetler olduğunu biliyoruz, bu da olasılığı oldukça artırıyor.

mars 03

Peki ama bir zamanlar, Mars'ta hayat ve bir ihtimal akıllı varlıklar da vardıysa, evrendeki uzak gezgenlerde hayat ve hatta gelişmiş bir uygarlık olabilir. 5 Aralık 2011 yılında, Nasa'nın Caplor uzay teleskobu uzakta güneşe benzer bir yıldızın yörüngesinde varolan 1002 adet gezegen buldu. Bunların,yaşama müsait alan denilen bir yerde bulundukları için su olma ihtimali yüksek, dolayısıyla hayat olabilir. Astronomi, çok ilginç bir döneme girdi, teleskoplarımız artık başka güneş sistemlerinin çevresindeki gezegenleri görebilecek kadar güçlü. Çevremizde başka hayatlar da var, neden biz tek olalım? Bizi, çeşitli başka dünyalardan ziyaret etmiş olan uzaylıların yerlerini artık tespit etme potansiyeline sahibiz.Şu anda gerçekten de bir eşikteyiz. Bilim ve Nasa, yepyeni bir olasılıklar alanına girdi. Antik astronot kuramının artık kuram olmaktan çıktığı bir döneme girdik, ipuçlarına değil, kanıt bulmasak bile bazı önemli bulgulara çok yaklaşmış durumdayız. Yakın gelecekte gezegenimizde çok şey değişecek. Bakalım insanoğlu bu değişime ayak uydurabilecek mi?

                                                                                            

Yazılar Capital BRAVE ve Bodrum Aktüel dergisinde yayınlanmaktadır.

vuslat-01a

Kozmik Sırlar
Vuslat Olcaydu

Astroloji ve numeroloji hayatın önemli bir parçası. Uzun yıllardır yaptığım araştırmalar ve deneylerde bu iki olgu tüm gerçekliliğiyle varlığını göstermekte.

Çeşitli insanların ve bazı ülkelerin oluşum haritalarını incelediğimde , astroloji ve numeroloji ne kadar etkin olduğunu bir kere daha ispatlamış oluyor. Evrendeki tüm enerjiler birbirine bağlı ve uyum içerisinde kesinlikle yalnız değiliz. Başka sistemlerde gelişmiş teknolojiler ve üst seviye yaşam formları mevcut. İnsanların asıl hedefinin bu gezegene nereden ve nasıl geldik? Daha sonra nereye gidiyoruz sorularının cevabını bulmaya çalışmak olmalı.

Birgün herşey değişecek.

Hiç şüphe yok.

Vuslat Olcaydu

 

E-Bülten

Yeni yazılarımızı takip etmek için e-bültenimize kayıt olun.