Strict Standards: Only variables should be assigned by reference in /home/u7071740/kozmiksirlar.com/plugins/system/bigshotgoogleanalytics/bigshotgoogleanalytics.php on line 29
Gezegedeki Kozmik Enerjiler - Vuslat Olcaydu - Kozmik Sırlar - Astrolji

Japonyadaki Yamanaşi vilayeti;  Burada Tokyo'nun 96 km güneybatısında ,Fuji dağının tam altında AKOKİTAHARA ormanı uzanıyor. Bu olağanüstü doğal ortama Japonlar gezmeye ya da kamp yapmaya değil, intihar etmeye geliyorlar.

Fuji dağı Japonya'nın hemen her yerinden görülebilir. Japon halkına göre bu dağ oldukça gizemli ve mistik. Arabayla ya da trenle bölgeye yaklaşıldığında garip bir duyguya kapıldıklarını söylüyorlar, bu uğursuz bir duygu. Dağın dibinde yer alan ormana girdiğinizde etrafta bir ölüm sessizliği hakim, oldukça ürpertici bir ortam. Yerlilerin intihar ormanı dedikleri bu bölgeye geri dönmek üzere girenler ve yardıma ihtiyaç duyanlar için yetkililer uyarı işaretleri koymuş, örneğin aylardır terkedilmiş duran bir arabadan bahsediyorlar, sahibinin buraya girdiğini ve bir daha hiç çıkmadığını sanıyorlar. Belki de, bu insanlar ormana sıkıntılı düşüncelerle giriyorlar. Japonların doğayla çok yakın bir sıkı ilişkisi vardır.

Burada birşey var, çok çekici ve güçlü birşey. Ormanda ilerlediğimizde etrafa bakıyorsunuz, bir yerde bir çanta, başka bir yerde çadır, burada vakit geçirmiş insanların izleri var, ancak akıbetleri bilinmiyor. Japonlar bu bölgede yıllık temizlik yaparlar ve genellikle 70 ile 150 arasında ceset bulurlar, sayı da yıllar içinde artış göstermiştir. Bazı jeolog ve çevre araştırmacıları son 20 yıldır burada yaşanan olayları incelemişler. Belki de, yerli halk buraya intihar etmeye gelmiyor, ormanda garip doğaüstü olaylar yaşanıyor, sanki bulunan cesetler bir güç tarafından parçalanmış, kimisi de ağaca asılı vaziyette, kötü ruhlar ve lanet buraya çökmüş gibi. Dünya genelinde bazı geleneklere göre, zaman içinde tekinsiz hale gelmiş yerler olduğuna hiçbir kuşku yok. Burada mistik bir şey yaşanıyor, ancak bu iyi huylu değil, burası kutsal tanrı FUJİ'nin dağı.

Japonya'nın yerli halkına gelmiş ve onlara bilgi getirmiş, buraya başka dünya diyorlar. Efsaneye göre burası, gökle yerin birleştiği birkaç yerden bir tanesidir, yani cennet kapısı olarak bilinir, insanların dünyadan gökyüzüne geçtikleri ya da öbür dünyaya ait varlıkların, yani uzaylıların göklerden yeryüzüne geçtikleri bir kapı olarak bilinir. Burada yaşayanlarsa bu kapıdan geçebilmek için duydukları isteği intihar ederek gösterirler. Başka dünyadaki bir sonraki hayata, daha yüksek bir mertebeye çıkmış olurlar. Kuzey Amerika'daki Bermuda şeytan üçgeninde olduğu gibi bu ormanın da yüksek düzeyde elektromanyetik enerji içerdiği şüphesiz. Dağın çevresinde çok sayıda ufo görülmesinin nedeni, burada bir tür boyutsal uzay zaman kapılarından birinin olabileceğini gösteriyor. Dünyanın çeşitli bölgelerinde kutsal mekanlarda olumlu ya da olumsuz manyetik anormallikler görülüyor. Bazı dağlarda olağanüstü enerji söz konusu. Bu insan bilincini dönüştürüyor ve buralarda yaşamı imkansız hale getiriyor. Acaba bu tip yerlerde, göçüp gitmiş insanların ruhlarının başka bir boyuta doğru yolculuğa çıktıkları geçitler ya da yıldız kapıları olabilir mi? Ancak başka yerlerde ortaya çıkan bulgular, bazı insanların hayatlarını öyle kolay kolay teslim etmeye niyetli olmadıklarını gösteriyor üstelik yabancı boyutlara yaptıkları bu yolculuk olumlu bir yolculuk olmayabilir.

Şubat 1959, 9 dağcıdan oluşan bir gurup Rusya'nın Ural dağlarında bir kış yürüyüşüne çıktı. Varacakları yer yerlilerin dilinde '' Sakın oraya gitme'' anlamına gelen Otortın isimli dağ. Aralarında 3 tecrübeli mühendis vardı, gerisi öğrenciydi, hepsi çok gençtiler, en yaşlısı 37 yaşındaydı, bölgede başka zorlu işler de yapmışlardı. Hepsi de tecrübeli va kararlı insanlardı. Dördüncü gece kötü hava koşulları, yürüyüşçüleri bölgede kamp kurmaya zorladı. Burası oldukça elverişsiz, tuhaf, çetin bir yerdi. Kar, buz, dondurucu rüzgar. 1 Şubat gecesi, açık alanda zirveden çok uzak olmayan bir yerde geceyi geçireceklerdi. 1.5 km gerideki ormana yürümek istemediler, nedeni ise çok zaman kaybedeceklerdi.

Aradan on gün geçti ancak dokuz serüvenci varmaları gereken yerde değillerdi. Askeri arama kurtarma ekipleri bölgeyi aramaya başladı, yürüyüşçülerin kampını terkedilmiş halde buldular. Çadırlar tahrip edilmişti, ekiptekiler çadırların içeriden parçalandığına ve açıldığına karar verdiler.  Yürüyüşçüler, sanki ayaklarında çoraplarıyla ya da yalın ayak kaçmak zorunda kalmışlardı. Dışarıdan herhangi bir insan ya da hayvanın çadırlara zorla girmediği çok açık görülebiliyordu. Bir güç, onları  yanlarına hiçbir şey almadan kaçmaya zorlamıştı. Arama ekibi gurubun izini ormanın kenarına kadar takip etti. Burada buldukları ise dehşet vericiydi. Dokuz yürüyüşçü de ölmüştü, Sovyet askerleri tarafından bulundular, vücutlarında çeşitli şekillerde kesikler vardı, bu insanlara ne olduğunu bilmediğimiz birşey çarpmıştı sanki, sadece onlarda hasar vardı, etrafta, karda, ağaçlarda ve çevrede hiçbir iz yoktu.

Resmi açıklamada, yürüyüşçülerin ''Hipoterme'den'' öldüğü belirtildi ancak soruşturmanın başındaki kişi raporu imzalamayı reddetti ve soruşturmadan çekildi.  Yetkililer olayın ortaya çıkmasını kesinlikle istemiyorlardı, bu konudan söz etmek yasaktı sonunda kimse görmesin diye cesetler kireçlenerek kalaylı tabutlarla gömüldü. Oysaki o gün orada bulunan birçok kişi neler olup bittiğini görmüştü ve çok şaşırmışlardı. Bulunan cesetlerin rengi ve diğer şeyler hemen haber olarak sızdı. Dünya genelinde yaşanmış en esrarengiz cinayet vakalarından biridir bu. Oradaki dağcıları bilinmeyen bir güç öldürdü. Yıllar sonra aramaya katılanlardan birisi konuştu, olay sırasında gökyüzünde dolanan garip turuncu küreler ve daireler görmüşlerdi, ayrıca yerli halkın anlattığına göre yürüyüşçülerin öldüğü gece gökyüzünde tanımlanamayan bazı objeler görmüşlerdi, burada çok açık bir bağlantı var. Bu görülen cisimler bir hayat formu ya da uzaylı aracı olabilir. Geçmişte Rusya'nın değişik yerlerinde ateşli kürelerin böyle ıssız yerlerde varolduklarını yerliler biliyor.

Hayatlarının bir parçası olmuş, çok fazla ilgilenmiyorlar, bu küreler kendilerine zarar vermesin diye dua etmekten başka yapacakları bir şey yok. Dağcıların ölümü kasıtsız da olabilir. İnsanların bulunduğu yerlerde bulunan daireler ağır hasara yol açmış olabilirler. Belki de, zarar vermek gibi bir niyetleri yoktu, dairelerin yaydığı güçten kaynaklandı, enerji o kadar yoğundu ki, bu insanlar aniden yaşlandılar. Radyasyonla zehirlendiler ve her tür öldürücü biyolojik hasara maruz kaldılar. Bence burası sıcak bir kapı, bir geçiş bölgesi, burada çeşitli aktiviteler var. Kim bilir, dünyanın tekin olmayan dediğimiz ıssız başka bölgelerinde bilmediğimiz daha ne faaliyetler var?

 

Yazılar Capital BRAVE ve Bodrum Aktüel dergisinde yayınlanmaktadır.

vuslat-01a

Kozmik Sırlar
Vuslat Olcaydu

Astroloji ve numeroloji hayatın önemli bir parçası. Uzun yıllardır yaptığım araştırmalar ve deneylerde bu iki olgu tüm gerçekliliğiyle varlığını göstermekte.

Çeşitli insanların ve bazı ülkelerin oluşum haritalarını incelediğimde , astroloji ve numeroloji ne kadar etkin olduğunu bir kere daha ispatlamış oluyor. Evrendeki tüm enerjiler birbirine bağlı ve uyum içerisinde kesinlikle yalnız değiliz. Başka sistemlerde gelişmiş teknolojiler ve üst seviye yaşam formları mevcut. İnsanların asıl hedefinin bu gezegene nereden ve nasıl geldik? Daha sonra nereye gidiyoruz sorularının cevabını bulmaya çalışmak olmalı.

Birgün herşey değişecek.

Hiç şüphe yok.

Vuslat Olcaydu

 

E-Bülten

Yeni yazılarımızı takip etmek için e-bültenimize kayıt olun.