Strict Standards: Only variables should be assigned by reference in /home/u7071740/kozmiksirlar.com/plugins/system/bigshotgoogleanalytics/bigshotgoogleanalytics.php on line 29
Evvel Zaman İçinde Karma - Vuslat Olcaydu - Kozmik Sırlar - Astrolji

Yeryüzündeki zeki uygarlıklar milyonlarca yıl önce mi başladı? Eğer böyleyse, herşey yeniden yaşanıyor ve keşfediliyor yani eski bir Latin sözünde olduğu gibi, ''Güneş altında yeni bir şey yok''. 

Amerikalı astronotlar aya ilk ayak bastıkları sırada bir fotoğraf çektiler ve bu fotoğrafı uydu aracılığıyla dünyaya gönderdiler, mekikten çekilen bu fotoğrafta ilginç görüntüler vardı. Astronotların yakınında belli belirsiz ama görülebilen iki tane yaratık duruyordu. Ancak astronotlar o an bunun farkında değildi. Resim N.A.S.A tarafından defalarca incelendi ve doğrulandı. Daha sonra Amerika'da bir dergide yayınlandı. Ancak tatmin edici bir açıklama yapılamadığı için ve toplumda yaratacağı tepkiler düşünüldü, dergi kısa zaman içerisinde piyasadan çekildi. Binlerce, belki de milyonlarca yıl öncesinden günümüze kadar ulaşan birtakım bulgular, mevcut arkeoloji ve tarih anlayışını değiştirirken aynı zamanda milyonlarca yıl önceki dünya insanının sanıldığı gibi ilkel değil, tam aksine uygar olduğunu ortaya koyuyor. Bunlar şaşırtıcı sonuçlar. Gerçek tarih yazılmayan, yazılamayan tarihtir. Bu söz içerdiği anlam bakımından oldukça düşündürücüdür. Nedeni ise arkeolojik, antropolojik ve paleantolojik araştırmalar her geçen gün insanın ve uygarlığımızın geçmişine ilişkin yeni, çapıcı bulgular ortaya koyuyor ve her bulgu da tarihin yapısını oluşturan taşların yerine oturmasını sağlıyor. Yazılı tarihin büyük bir bölümü çelişkilerle ve mantıksızlıklarla dolu bir çıkmaz içinde. Örneğin Türklerin ana yurdu Orta Asya'dır deniliyor. Tarih kitaplarında bu konuyla ilgili birçok coğrafi bilgi var. Ancak ,Türklerin Orta Asya'ya nereden, nasıl en önemlisi de ne zaman geldikleri bir türlü bilinemiyor, sanki o koskoca insan topluluğu bir anda ortaya çıkmışcasına tek bir dili kullanıyor. Aynı şekilde, Avrupalılar Amerika'yı keşfediyor ve orada ilkel yerlilerle karşılaşıyorlar, onlara uygarlık götürüyorlar fakat sonradan o ilkel yerlilerin Avrupalıları bile aşan bir uygarlık ve kültür düzeyine sahip oldukları anlaşılıyor. Bunun gibi sayıısz örnekler mevcut. Ancak yazılı tarih, ısrarla yazdıklarını savunmaya devam ediyor. İnsanın ve uygarlığımızın kökenine ilişkin bulgular her geçen gün hızla artarken, yazılı tarihin de bu artışa bağlantılı olarak değiştirilmesi gerekmektedir. Andre Thormas '' We are not the first'' yani biz ilk değiliz adlı kitabında şöyle söylüyor, ''Bu son üç dört yüzyıl boyunca bilimsel veriler keşfedilmedi, yeniden ortaya çıkartıldı''. Eski Babil, Hindistan, Mısır, Yunanistan ve Çin gibi yerler gerçekten uygarlığın beşiğiydi ama onların hocaları kimdi? Eski yol ve yöntemler yeniden ortaya çıkartıldı ve eski deneyler yenilendi. İlk işlenmiş aliminyumu 1825'te A.J. Foster elde etti. Öyleyse milattan sonra 3. yüzyılda Çin'de yapılmış bir mezarda, nasıl elde edilmiş olursa olsun işlenmiş aliminyum ne arıyordu? M.Ö. 5000 yıllarından kalma bir elişi süs eşyasının maden bileşimini inceleyen bilimadamları şu sonuca vardı. 7000 yıl önce Amerika'nın ilk halkı 90.000 derecelik bir ısıyı elde edebilecek fırınlara sahipti, bu gizemi bugünkü bilim çözemiyor. 1952 yılında Peru'lu arkeolog Daniel Rouso tarih öncesi hayvanlardan biri olan Styracosaurus'a ait kaya resimleri buldu. Bu şaşırtıcı bir gözlem, nedeni ise bu hayvanlar bizi yüz milyon yıl öncesine götürüyor öyleyse yüz milyon yıl önce bu resimleri kimler yapmıştı? Arkeologlar, 25 yıl önce Nevada'da Fisher kanyonunda bir kömür damarı üzerinde ilginç bir ayak izine rastladılar. Bu pabuç giymiş bir ayağın iziydi, üstelik topuk kısmının izi öylesine belirgindi ki sağlam bir sicimin çizgileri açıkça görülüyordu. Bu ayak izinin yaşının 15 milyon yıl olduğu tahmin ediliyor, oysaki bu ayak izinin belirdiği sırada insanoğlunun yeryüzünde belirmesine daha 13 milyon yıl vardı. Günümüzün bilim hesaplarına göre, ilk insanlar dünya üzerinde iki milyon yıl önce belirdiler. Pabuç giymeye ise ancak 25.000 yıl önce başladılar. Öyleyse, bu onbeş milyon yıllık ayak izi kime aitti? Bu ilginç ve çarpıcı liste böyle uzayıp gidiyor. Anlaşıldığı kadarıyla yeryüzünün ve insanoğlunun tarihi sanılanın ötesinde milyonlarca yıl öncesine kadar uzanıyor. Bu akılalmaz zaman dilimleri arasında, Adem ile Havva'yı ya da Atlantis'i ve Mu'yu nereye yerleştirmek gerekiyor? bilemiyorum. Belki de yazılı ve yazısız tarihi binlerce yıllık devrelere bölüp her bir devre için ayrı bir Adem ya da Adem uygarlığından söz etmek daha doğru olacaktır. Bizim şimdiki yazılı tarihimiz, sadece içinde bulunduğumuz bu devreye özgü olayları anlatıyor. Ama bundan önce ve ondan önce de başka başka Adem uygarlıkları vardı. Onlar da aynı gelişim eğrisi izleyerek bilimin ve teknolojinin doruğuna eriştiler sonra her şey karşıtlarına dönüştü ve yeniden yaşanmaya başlandı, tıpkı bir okul gibi. Okulun fizik kütlesi yerinde duruyor fakat öğrencileri sürekli değişiyor, geliyor ve gidiyorlar. Bu devre insanları, yani bizler de günün birinde şu ya da bu şekilde gideceğiz. Ardımızdan gelen yeniler, belki de telefon, laseri ve nükleer silahları yeniden keşfedecekler. Şu Latin atasözü bir kez daha tüm düşündürücülüğüyle karşımıza çıkıyor.

''Güneş altında yeni birşey yoktur''.

 

Yazılar Capital BRAVE ve Bodrum Aktüel dergisinde yayınlanmaktadır.

vuslat-01a

Kozmik Sırlar
Vuslat Olcaydu

Astroloji ve numeroloji hayatın önemli bir parçası. Uzun yıllardır yaptığım araştırmalar ve deneylerde bu iki olgu tüm gerçekliliğiyle varlığını göstermekte.

Çeşitli insanların ve bazı ülkelerin oluşum haritalarını incelediğimde , astroloji ve numeroloji ne kadar etkin olduğunu bir kere daha ispatlamış oluyor. Evrendeki tüm enerjiler birbirine bağlı ve uyum içerisinde kesinlikle yalnız değiliz. Başka sistemlerde gelişmiş teknolojiler ve üst seviye yaşam formları mevcut. İnsanların asıl hedefinin bu gezegene nereden ve nasıl geldik? Daha sonra nereye gidiyoruz sorularının cevabını bulmaya çalışmak olmalı.

Birgün herşey değişecek.

Hiç şüphe yok.

Vuslat Olcaydu

 

E-Bülten

Yeni yazılarımızı takip etmek için e-bültenimize kayıt olun.