Barbarlar, yağmacılar şöhretleri asırları aşmış, kana susamış serseriler. Norsları, Vikingleri düşündüğümüz zaman, teknelerine atlayıp gittikleri yerleri birbirine katan, yıkan ve yağmalayan korsanlar akla geliyor. Oysaki,

Vikinglerin yolculukları sadece keşif ve korsanlık amacı taşımıyordu. Büyük bir kısmı ticaret yolları açmak içindi. Vikingler, 8. ve 11. yüzyıl arasında İskandinavya’da yani bugünkü Norveç, İsveç ve Danimarka’da gelişip yayıldılar. Ancak Yunanistan, Roma ve Mısır gibi uygarlıklardan farklı olarak bu gizemli halk hakkında çok az bilgi mevcut. Onlardan geriye oldukça kısıtlı, yazılı ve resimli kayıt kaldı. Biz bu insanların gelişmemiş olduğunu düşünürken, bulgular bizi tamamen yanıltıyor. Teknoloji konusunda olağanüstü gelişmiş bir uygrlık aslında. Gemiler, köprüler ve kaleler inşa ettiler. Özellikle daire şeklinde yaptıkları kaleler ( en belirginleri Danimarka’da mevcut).

 Nors bölgelerinde çeşitli krallıklar kurulmuş olsa bile, Vikingler din konusunda birleşiklerdi. İlk meclislerden birini onlar kurmuşlardır. Avrupa’nın hiçbir bölgesinde demokrasi kavramı gelişmemişken, zamanın çok ilerisindeydiler. İktidarın kraliyet ailelerine değil, halka ait olduğuna inanırlardı. Belki de, bize bu gün en etkileyici gelen, İskandinavyadaki vatanlarından çıkarak katettikleri kilometrelerce uzun mesafelerdir. Vikingler, Avrupa’da yaşayan halkların hepsinden yüzyıllarca önce çeşitli bölgeleri keşfetmek ve fethetmek üzere yola çıktılar, Ortadoğu kadar uzaklara bile gittiler, gemi denilen taşıtı icat eden onlardır, yaptıkları uzun gemilerle adeta dünyada cirit atmışlardır. Doğuda Rusya’nın bütün nehirlerini, Karadeniz’e ve Hazar denizine gitmişlerdir. Batıda Cebelitarık boğazından Akdeniz’in içlerine kadar tüm Avrupa sahilini dolaştılar ve son olarak ta Atlantik okyanusu var. Bu durumda, Vikinglerin Kuzey Avrupa’ya Kristof Colomb’dan 500 yıl önce gittikleri anlaşılıyor. Amerika kıtasına kadar gelip gelmedikleri bilinemiyor ancak M.S. 1000 yılında kurdukları yerleşim bölgesi bulundu, bu da Kuzey Amerika’nın en kuzeyine kadar geldiklerini ispatlıyor. Bu kadar uzun mesafeleri kusursuz yapılmış, mükemmel iskelete sahip, ince ve uzun gemileriyle hiç alabora olmadan katediyorlardı.

 Hidrodinamizm ve metalurji konusunda da uzmanlıkları var, değişik metalleri eritip çeşitli alaşımlar kullanmışlar. O dönemki kültürlerin hiçbirisinde böyle kavramlar yok. Birçok araştırmacıya asıl ilginç gelen unsur, Vikinglerin sosyal, siyasi ve teknolojik olarak bu kadar ilerlemiş olmaları. Maya’lar ve Mısırlılar gibi eski toplumlara baktığımızda vatanlarından uzaklaşmamışlar ancak Vikingler her yerdeler. Onları motive eden şey neydi? Kurdukları yapılar ve uzak kıtalara yaptıkları yolculuklar dünya dışı bir bilgiye sahip olduklarını mı gösteriyor? Vikinglerin saldırısına dair anlatılan öykülerin birinde o sırada olağanüstü girdapların, şimşeklerin meydana geldiği, ejderhaların gökyüzünden alev saçarak boy gösterdiği anlatılıyor. Bu durum Vikinglerin, başka dünyalardan kozmik güçlerin koruması altında olduğunu mu gösteriyor? Bence, Nors dinine ait ilahi varlıklarla ilgili bir şey bu. Bildiğimiz kadarı ile Tanrı Odin, Frey ve Thor var, bunlar en tanınmış olanları.

Ancak, bu mitolojiye can veren daha birçok ilahi güç mevcut. Bunlar kendilerine ait bir dünyada yaşıyor ve insanların dünyasıyla da yakından ilişki halindeler. Nors’lar kosmosu en iyi tarif eden ve ona hayat ağacı adını veren bir uygarlıktır. Kendi düşüncelerine göre, kosmos 9 ayrı boyutta, bunlardan bir tanesi dünya, Tanrı Odin ve Thor’un yaşadığı asgard var, Ortadünya dedikleri insanlara ait, buradan biraz dışarı çıktığımızda Yatanay burası da devlerin yaşadığı ülke, sonra Musberg, ateşin olduğu yer ve Mifehaym var, burası da donuk ve büyük canavarların yaşadığı yer. Odin ve Thor gibi Viking tanrılarının, aslında ellerinde insanüstü bir bilgi bulunan, dünya dışı ziyaretçiler veya uzaylı varlıklar olması akla yakın bir durum. Nors mitolojisinde, Tanrı Frey adı çok sık geçmekte, bu bereket tanrısı, aynı zamanda hava koşullarına da egemen ayrıca diplomasi yeteneğine de sahip. Viking tanrılarının arasında çıkan anlaşmazlık ve kavgaları da yatıştırmakla görevliydi. Siyah rüzgar adında bir gemisi vardı, bu suya inmiş en iyi teknedir, büyük bir hızla her yere gidebilir ayrıca ihtiyaç duyarsa katlayıp küçük bir torbaya koyar ve istediği gibi yanında taşıyabilir. Bu gemi Vikinglerin gördüğü en büyük olandır, her zaman rüzgarı vardır, kozmik bir şey bu. Bu gemi bir hayal ürünü müydü? Yoksa, aslında İskandinavların o zamanlar gözleriyle gördüğü bir uzay aracı mıydı? Efsanelere göre ,Tanrılar tarafından sihirli aletler yapmakla görevlendirilmiş bir ırka dair kalıntılar mevcut. Bütün tanrıların kullandığı özel silahları yapan cüceler var.,bunlara küçük yaratıklar diyorlardı, çok özel, son teknolojik silahları yapıyorlardı, bunlar Nors Tanrılarının silahları. Acaba bu minik insanlar kimdi? İvaldi’nin oğulları, Odin, Thor ve Frey’le nasıl bir bağlantıları vardı? Bu hikayeler beni düşündürüyor, biz bugün gri uzaylıları tanımlarken cüceye benzediklerini söylüyoruz. Acaba bu teknolojik silahları yapan küçük insanlar gri uzaylılar mıydı? O dönem gördüklerini nasıl tarif edeceklerini bilemedikleri için cüceler ya da küçük insanlar yakıştırmasını yapıyorlardı. Eğer öyleyse, Nors tanrıları dedikleri bildiğimiz uzaylılar olsa gerek. Peki ama nasıl geldiler? Viking efsanelerinde anlatılan Bifrost adında bir gökkuşağı köprüsü var.

Bu tanrıların dünyasıyla insanların dünyasını birleştiren bir köprü. Bence bunun günümüzdeki tanımı yıldız kapısı yani bizim gezegenimizden başka bir boyuta geçiş sağlayan bir solucan deliği. Eski insanlar bunun teknolojik tanımını yapamıyorlardı. Vikingler, ölülerini gemiye koyup yakıyorlardı ve bu şekilde uğurluyorlardı, Böylece Tanrıların yanına gideceklerine inanıyorlardı. Onlar aslında, gördükleri bir şeyi taklit ediyorlardı. Tanrıların, dünyaya ateşli toplarla geldiğini görüyorlardı ancak Tanrı olarak gördükleri ve bildikleri şey göksel yaratıklar ve onların teknolojik araçları idi. Astekler, Mayalar, İnkalar, tarihte tüm uygarlıklarda buna benzer anlatılar mevcut.

Bana göre uzak geçmişimizde yaşananlar, yakın geleceğimize ayna tutuyor.

Yazılarım
SONSÖZ GAZETESİ ulusal,
Quality of Magazine dergisi ulusal,
Ankara life dergisi yerel,
Capitol Brave dergisi ulusal,
Bodrum Aktüel dergisi yerel
yayınlanmaktadır.

vuslat-01a

Kozmik Sırlar
Vuslat Olcaydu

Astroloji ve numeroloji hayatın önemli bir parçası. Uzun yıllardır yaptığım araştırmalar ve deneylerde bu iki olgu tüm gerçekliliğiyle varlığını göstermekte.

Çeşitli insanların ve bazı ülkelerin oluşum haritalarını incelediğimde , astroloji ve numeroloji ne kadar etkin olduğunu bir kere daha ispatlamış oluyor. Evrendeki tüm enerjiler birbirine bağlı ve uyum içerisinde kesinlikle yalnız değiliz. Başka sistemlerde gelişmiş teknolojiler ve üst seviye yaşam formları mevcut. İnsanların asıl hedefinin bu gezegene nereden ve nasıl geldik? Daha sonra nereye gidiyoruz sorularının cevabını bulmaya çalışmak olmalı.

Birgün herşey değişecek.

Hiç şüphe yok.

Vuslat Olcaydu

 

E-Bülten

Yeni yazılarımızı takip etmek için e-bültenimize kayıt olun.